
Hayat; riske girmeyen, kendi gölgesinden bile korkan birini ödüllendirmez.
Eskiden ben de böyleydim ve bu durum, bu gezegende bırakabileceğim iz üzerinde hiçbir işe yaramadı.
Hayatta alınabilecek en canlandırıcı kararlardan biri, zayıf olmayı reddetmektir. Hayat her zaman kolay değildir, ama üstüne bir de içsel gücünüzü kaybederseniz, işler çok daha karmaşık hale gelir.
Bu 10 alışkanlık, hayatınızı sabote etmeyi bırakmanıza, başkalarından saygı görmenize ve kendinize saygı duymanıza yardımcı olacaktır.
1. Asla yalvarmayın. Güçlü bir konumda pazarlık yapın.
Onay, ilgi veya zaman için yalvarmak, en büyük korkaklık göstergesidir.
Bunun yerine, her etkileşime bir müzakerecinin zihniyetiyle yaklaşın. Her iki tarafın da kazanacağı bir anlaşma bulun ve el sıkışın.
Karşınızdakini ne kadar takdir ederseniz edin, asla kendinizi onun seviyesine indirgemeyin.
İnsanlar, öncelikle kendine saygı duyanlara saygı duyar.
2. Tahmin edilemez olun.
Öngörülebilirlik, sizi sıradan ve oldukça sıkıcı gösterecektir.
İnsanlar bir sonraki hamlenizi her zaman bilirlerse, sizi önceden tahmin edebilir ve manipüle edebilirler.
Planlarınızı fazla paylaşmayın. Gizeme yer bırakın.
3. Sizi tüketen her türlü ilişkiden uzaklaşın.
Değerli bir ilişkinin gelişmesi için çaba sarf etmekle, kendinizi heba etmek arasında fark vardır.
Enerji en önemli varlığınızdır ve çevrenizdeki insanlar ya sizi daha iyi olmaya motive eder ya da bir köprüden atlamanın zamanı geldiğini düşünmenize neden olur.
Suçluluk ya da korku yüzünden sizi tüketen ilişkilerde kalmak, sizi sadece gevşek, küçük bir yaprağa dönüştürür.
Cesaretinizi toplayın ve oradan hemen uzaklaşın.
Artık bencil olmanın zamanı geldi.
4. Karanlık tarafınızı utanç duymadan sahiplenin.
Her erkeğin karanlık bir tarafı vardır ve bu karanlık taraf yokmuş gibi davranmak sizi hanım evladı haline getirir.
Kusurlarınızı, öfkenizi, hayvani arzularınızı ya da hırsınızı inkar etmek; sizi sınırlar.
Gölgenizin, sizi sınırlamasına izin vermek yerine, disiplininizi, yaratıcılığınızı ya da hedeflerinizi beslemek için kullanın.
Algıladığınız kusurlarınızı sahiplenin ve onları yakıt haline getirin.
5. Suçluluk duymadan “hayır” deyin.
Gerçekten istemediğiniz bir şeye her “evet” dediğinizde, aslında kendinize “hayır” demiş olursunuz.
Sınır koymak sizi kaba yapmaz; aksine, insanların sizin hakkınızdaki algısını güçlendirir.
“Hayır” demeyi net, nezaketle ve gereksiz gerekçelere başvurmadan pratik edin.
6. Sabotaj edilemeyecek bir hayat yaratın.
Patron, eş, hükümet ya da arkadaş olsun, herhangi birine bağımlı olmak ciddi bir zayıflıktır.
Uzaklaşma yeteneğiniz başkasının kararına bağlıysa, ne kontrolünüz ne de gerçek özgürlüğünüz vardır.
Birden fazla müşteriye dayalı kendi gelir kaynaklarınızı oluşturun, kendi başınızın çaresine bakmak için gerekli becerileri öğrenin ve akranlarınızla yarışmaktan ziyade özgürlüğünüze öncelik verin.
7. Dürüst olun, ama kendinizi açıklamaya çalışmayın.
Gerçek, herhangi bir mazeret veya yarım yamalak açıklamadan daha derine işler.
Aksi takdirde, kendi kendinize dayattığınız bir oto-sansür hapishanesinde olursunuz. Düşündüklerinizi dürüstçe söyleyin, ancak fazla paylaşmayın ya da verdiğiniz her kararı savunmaya çalışmayın.
Doğru insanlar samimiyetinize saygı duyacak, yanlış olanlar ise zaten bu çabaya layık değildir.
8. Her şeyin sizin hatanız olduğunu kabul edin.
Olayların sizin yüzünüzden bu şekilde olduğunu kabul edin.
Bu, aslında o kadar da yıkıcı bir ifade değildir.
Aslında tam tersidir.
Hayatı, eylemlerinizin ve kararlarınızın merceğinden gördüğünüz zaman anında bir güce sahip olursunuz.
9. Kendi onur kurallarınızı oluşturun.
Size fayda sağlamayan kurallara uymayı bırakın.
Çoğumuz bunu farkında olmadan yaparız ve sonra neden mutsuz olduğumuzu merak ederiz. Her büyük insan, toplumun, arkadaşlarının ya da ailesinin kendisine inandırmaya çalıştığı şeylere göre değil, kendisi için yazdığı bir dizi ilkeye göre yaşar.
Neyi savunduğunuza, neye asla tahammül etmeyeceğinize ve ne için mücadele etmeye hazır olduğunuza karar verin. Bunların hepsini kelimesi kelimesine yazın.
Ve aldığın her kararda bu ilkelerin size rehberlik etmesine izin verin.
10. Hazır olmadan önce liderlik yapın
“Hazır” hissetmeyi beklemek, korkunun bir tezahürüdür.
Kimse, izin bekleyip kollarını kavuşturmuş bir adama liderlik görevini vermez.
Korkuyor olsanız bile inisiyatif alın.
Yolculuğunuzu planlayın, o lanet olası kararı verin, hayatınızın kontrolünü elinize alın.
İnsanlar, risk yüksek olsa ya da önünüzdeki yol belirsiz olsa bile harekete geçen adama saygı duyar.
Bunu başarabilirsiniz.
Başka bir makalede tekrar görüşünceye kadar kendinize çok iyi bakın!
Keçiyi beslemeye devam 🐐